Archives: 8 Haziran 2021

Yerli malı

Yerli Malı Haftasını Kim Buldu?

Yerli malı haftası, ülkemizde yetiştirilen ve üretilen mal ve ürünlerin tüketimini artırmak ve sahip olduğumuz bu ürün ve malları yüceltmek amacı ile her sene birçok etkinliğin ve faaliyetin düzenlendiği bir haftadır. 12 ve 18 Aralık tarihleri arasında yerli malı haftası hatırlanır ve kutlanılması için gerekli faaliyetler yapılır. Bu kutlamaların başında okullarda okutulan konu ile alakalı şiirler gelir. 1. Dünya savaşından sonra ekonomik sıkıntı ardından yabancı ülkelere yapılan para transferine engel olunması ve önüne set konulması bununla beraber de toplumdaki tutum farkındalığı ve bilincinin yerleşmesi amacı ile meydana gelmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde 1923 senesinde İzmir İktisat Kongresi toplanarak yerli mal ve ürünlerin üretimi ve ülkenin bağımsızlığın korunmasında karar kılmışlardır. İsmet İnönü o dönemde başkandı ve yaptığı bir konuşmada tutumlu olmaya ve yerli malı konularına önem vermiştir. 1946 senesinden itibaren de belirli tarihlerde yerli malı haftası kutlanılmaya ve anılmaya başlanmıştır.

Yerli Malı Haftası Nedir, Neye Yarar?

Yerli malı haftası ülkemizin ürettiği ve ülkemize ait olan ürün ve malların kullanılıp yaygınlaşmasını teşvik eder. Bu sebeple de ekonomimize ve ülkemizin değerlerine sahip çıkmamız gerektiği bilincinin oluşmasını sağlamaktadır. Yerli malı haftasında dış ülkelerin değil kendi ülkemizin ürünlerini tüketiriz ve o ürün ve mallardan oluşan bir alanda bu haftayı kutlarız. Okullarda kutlanma şekli genelde evde yapılan hamur işi ve salt ülkemizin markası ve üretiminin dahilindeki ürün ve mallardan oluşan gıdaları alıp hep birlikte tüketerek olur. Bu şekilde yerli malı haftası ile alakalı pek çok şiir okunur ve yazılan kompozisyonlar okunur. Bu konu ile alakalı tiyatro gösterileri ve skeçler düzenlenir.

Yerli Malı Haftasını Kim Buldu?

Yerli malı haftası 1. Dünya savaşından sonra gerçekleşen dış ülkelere para akışına set koymak amacı ile ve toplum olarak tutumun bilincinin gerçekleşmesi amacı ile kutlanılan bir haftadır. Daha sonraları İzmir İktisat Kongresinde yer almış kararlar ve TBMM de yapılan konuşmalardan sonra tutum bilincinin yerleşmesi amaçlanmış ve ulusal ekonomi ve yerli malının öneminden bahsedilmiştir.


yerçekim

Yerçekimini Kim Buldu?

Evrendeki her şeyin ve herkesin yaşadığı en genel olgulardan birisi olan yerçekim kuvveti, insanlık tarihinin en başlarından beri herkesin ve özellikle de bilim adamlarının anlamaya çalıştığı şaşırtıcı olaylardan birisidir. Tüm nesnelerin, dünyanın merkezine doğru çekilmesi ve yeryüzünde barınabilmesini de yine yerçekim kuvveti sağlar. Dünya etrafında, hiçbir yere sapmadan dönen gezegenlerin, sağlıklı bir biçimde dönmesini sağlayan da yerçekim kuvvetinin kendisidir. Yerçekim kuvveti ile ilgili pek çok teoriler ortaya atılmış, çalışmalar yapılmış, ispatlanmış ya da öylece kalmış olan bu çalışma ve teorilerin sahipleri işte şu şekildedir:

Aristo’nun Yerçekim Teorisi

Yunan filozof Aristo, hareket ve etkilerin bir sebebi olduğunu düşünüyordu. Evrendeki bütün nesnelerin doğal yerlerine, yani ait oldukları yerlerine yönelik hareket ettiği fikrini ortaya atmıştır. Nesnelerin bu doğal yerleri olarak isimlendirmiş olduğu kızım, aslında dünyanı merkeziydi. Aristo yerçekim konusunda çok düşünmüş, faydalı teoriler edinmiş ve belki de ondan sonraki gelen düşünür ve bilim insanlarına sağlıklı bir zemin oluşturmuştur.

Galileo ve Hareket Yasası

Yunan Filozof Aristo’nun teorileri, Galileo zamanına kadar herkesçe kabul görülmüştür. Galileo ise, pek çok deney yaparak doğru sonuçlar elde etti. Deneylerden elde etmiş olduğu sonuçları desteklemek adına teorik düşünce deneyleri kuran Galileo, kendinden sonra gelen bilim insanlarına yerçekim kuvveti ile ilgili faydalı deney ve bilgiler bırakmıştır.

Sir Isaac Newton ve Yer Çekimi

Ortaokul yıllarında hemen hemen herkesin öğrenmiş olduğu yerçekim kuvveti mucidi Newton, başarılı bir Fizikçi ve Matematikçiydi. Zekası ve çalışkanlığı ile ismini tüm dünyaya duyurmuş olan Newton, bir gün doğa ile ilgili düşüncelere düşünürken, bir anda gölgesine yaslanmış olan ağaçtan yere bir elma düşer. Yere düşen elmayı izleyen Newton, yerçekim kuvvetini de keşfetmiş oldu. Tüm nesneler arasında yerçekim kuvvetinin mevcut olduğunu belirten Newton, yaptığı başarılı çalışmalar ile de, astronomik bilgiler verebiliyordu. Çalışma arkadaşları ile yapmış olduğu çalışmalar sonucunda Güneş sisteminin bir merkezi olmadığını da ispatlayan Newton, tüm gezegenlerin güneş etrafında döndüğünü de ortaya atmıştır.

Tarihçe pek çok kişi yerçekim kuvveti ile ilgili bir sürü çalışma yapmıştır. Herkesin bir nebze de olsa faydası olduğu bu alanda, yerçekim kuvvetini bulan ilk kişinin Sir Isaac Newton olduğu kabul edilmektedir.


Yelpaze

Yelpazeyi Kim Buldu?

Yelpaze sap kısmından tutulup sallanıldığında bir hava akımı meydana getiren ve özellikle de yüz bölgesini serinletmek amacı ile kullanılan araçtır. Küçük ve katlanabilir oluşu onu oldukça pratik yapar. Daha çok yaşlı kesim tarafından kullanılmaktadır. Serinleme aracı olarak da bahsedilir.  Bazen de sadece süs olarak kullanan vardır. Kıyafete uyum sağlaması veya kullanımını seven biri de serinlemek dışındaki amacı ile kullanabilir. İnce ve zarif bir görüntüsü ve elde tutuşundaki incelik ile dikkat çekmektedir. Bizim kültürümüzde de yelpaze kullanımı oldukça yaygındır. Osmanlı İmparatorluğundan beri yelpaze kullanımı sınırlarımız içerisinde kullanımı bakımından aktif bir hal almıştır. Rüzgarı zarif bir şekilde hissettiren yelpazeler cinsiyet ve yaş fark etmeksizin herkes tarafından kullanılabilir. Genelde sıcaktan çok etkilenen ve rüzgarda rahatlayan insanlar yelpazeyi kullanırlar. Televizyon programlarına da denk geldiğimizde bazı ünlü kişilerin dekoratif ve süs amaçlı da kullandığını, kıyafetine uyduğu için ve yelpazeyi tarzına yakıştırdığı için kullandığını görmekteyiz.

Yelpaze Nedir, Ne İşte Yarar?

Rüzgarın özellikle yüz kısmında hissedilmesini sağlayan yelpaze, gerekli hareket yapılarak hava akımını sağlar ve bunu yüz bölgesine ulaştırır. Yelpazeler bazen reklamların unsuru olarak da kullanılabilmektedir. Kumaşına, desenine, kullanıldığı malzeme, sayısı ve işlevine göre çeşitlenebilir.

Yelpazeyi Kim Buldu?

Filmlerde yer alan, Eski Mısır’da kölenin firavunu yelpaze ile serinletmesi olaylarından bildiğimiz üzere yelpaze ilk başlarda üst tabakanın gereksinimlerini karşılamak için vardı. Çin’de yelpaze kullanımı daha yaygındı bu yüzden de çeşitliliği daha fazlaydı.  M.S. 6. Yüzyılda ise Çinlilere ait yelpaze Japonya’ya geçti. Bununla beraber katlanabilen yelpaze üretildi. Daha sonra kadınlar çay, dans yelpazesi gibi çeşitleri edindi. Erkekler ise savaş, binicilikte kullanılması üzerine yelpazenin çeşitlerini kullandı. Yelpaze Çin’e 10. Yüzyılda girdi ve katlanabilen yelpaze yapılması ile yeni düzenlemeye geçidi. 15. Yüzyılda da Doğu’dan başlayarak Avrupa’ya birçok mal getiren tüccarlar birçok farklı çeşit Çin ve Japon yelpazesini tanıtmış oldular. 18. Yüzyılda yazılı ve desenli halleri ve daha küçük boyuttaki halleri yaygınlaşmıştır. 19. Yüzyılda ise farklı kumaşlar ve danteller kullanılmaya başlanmıştır.


yazı

Yazıyı Kim Buldu?

M.Ö. 30 ile 45 bin yılında yaşayan uygarlıklar iletişim için yazının gelişmesinde önemli ölçüde katkı sağlamışlardır. Düşüncelerini, günlük yaşamla alakalı olan anlatabilecekleri kavramları anlatmak için konuşma üzerine birçok ilerleme kaydedilmiştir.

Kayaların ve mağara duvarlarının içlerine çizilen resimler sayesinde o zamanlarda yaşamış olan insanların hayatlarını tahmin edebiliyoruz. Bu resimler bir dili anlatma yoluna doğru açınma göstermiş oldu. Bunlara ilk makale dili denilebilmektedir.

Mağara Yazıları

Afrika’nın muhtelif kesimlerinde bulunan üst kısımları çizilmiş kemikler, kuşkusuz bir dönemin belgeleri olarak yer alıyordu.

Çivi Yazısı

Mezopotamya’daki kentlerin yüksek hal alması ile birlikte ve bölgede olan eksik kaynakları tedarik etmek, uzun mesafeli ticareti geliştirme konusunda önemlidir. Bununla birlikte diğer kentler ile de veya diğer bölgeler arasında iletişim kopukluğu yaşanmaması için böyle bir ihtiyaç ortaya çıktı. Sümerler ticarette önemli bir yeri olan yazıyı buluş olarak icat ettiler.

Çivi yazısının özel bir tekniği olup herkesin o zaman yazabileceği bir yazı sanatı değildi. Taşların üzerine resim etmek veyahut harfler ile hususi bir teknikle yazılmaktadır. Çivi yazısını ilk bulan Sümerler’ dir. Mezopotamya’ya gelenler de yazıyı kullanmışlar. 5000 sene önce çivi çizimleri taşlar üzerine çizilen Hammurabi Kanunları bu döneme kadar saklanabilmiştir.

Yazılabilen Dil

Yazının ilk hali nesne biçimini andıran yazılar bulundu. Hangi tür tahılların hangi hedefe gittiği benzer biçimde şeyleri hatırlamada yardımcı olmuş oldu. Bu piktograflar ıslak kilin kurutulması ile oluşturulan kil tabletlere çiziliyordu. Bu tabletler ticaretin resmi olarak yazı haline gelmesine yardımcı oldu.

Sümerce, yazıya çizilebilen ilk dil oldu belirli olarak yazılan ve herkesçe bilinen bir çizim alfabesi yoktu. Basit resimler halinde anlatılmaya çalışılan yazılar sayesinde iletişim gün geçtikçe iyi bir hal kazanmaya başladı. Bu metinler, yaklaşık olarak M.Ö. 3500 yılından kalma yazılardı. Sümerler, çivi benzeri biçimde tahtada iz bırakmaya yarayan aleti vardır. Daha sonra bu küçük kil tabletleri, güneşin altında durarak pişirilerek kurutuldu. Binlercesi, en minik bir hasar görmeden günümüze kadar ulaşabilmiş oldu. Ekonomiyi etkileyen bu gelişme Babillileri ve Asurluları da çivi yazısını öğrenmeye itti.


Yatağı

Yatağı Kim Buldu?

Yatağı, ilk kullanan millet Sümerliler olarak biliniyor. M.Ö. 3500’lerde Sümer reisleri ya da kralları tarafından özel olarak kullanılırdı. Reisin hanımı, hizmetkârı, çocukları yerde yatarlardı ve sadece yastıkları vardı. Yatağı ilk Sümerlilerin kullanıldığı bilindiği için icadı da onlara aittir.

Antik Mısır’da Yatak

Antik Mısır’da yatağın önemli bir yeri vardı. Firavun’un büyük bir yatağı vardı, etrafına da karısı ve çocukları için küçük yataklar serilirdi. Antik Mısır’da M.Ö.2500 yılında döşekler dikilmeye başlandı. Yunan ve Roma milletleri döşekleri çok benimsedi. Üzerinde yatmak ve oturmak için uzun yıllar döşeklerden kullandılar. M.Ö. 1600 yıllarına kadar yatak sadece yüksek mevkilerdeki insanlar tarafından kullanılabilen bir eşyaydı, daha alt sınıfta yer alan insanlar eşya olarak sadece yastık edinebilirdi.

Yatağın Gelişimi

Yunancada “konopos” olarak adlandırılan kanepe Avrupa ve Türk dillerinde kanepe olarak kullanıyor. İnsanlar uyuyabilmek için yataktan önce kanepe ya da yatağı serecekleri sert bir çisim yapmaya başlamışlardır. İnsanlar sert bir cismin üzerine serdikleri yatağın içerisini birçok sapan sapıyla doldurmaktaydı. Sapan saplarına böceklerin gelmesini engellemek için sık sık döküp havalandırma işlemleri yapıyorlardı.  Litvan halkı ve Prusya halkı yatak için düz yer ve zemin gibi isimler üretmiştir. İnsanların bu dönemde gecelik diye adlandırdığımız kıyafetleri yoktur. Gündüz kullandıkları kıyafetle yatmaktaydılar. İskoçya Kralı Edger, askerlerine zırhsız yatmayı yasaklamıştır. Çünkü zırhlarını çıkarınca gevşemelerini ve ani tepkilerini kaybetmelerini istememiştir.

Yaylı Yatağın Gelişimi

Yataklara yay eklenme özelliği İngiltere’de 1700’lü yıllarda başlandı. Silindirli yaylar uyurken büyük rahatsızlıklara sebebiyet verdi. Ayrıca fiyatları çok yüksekti. Halkın alım gücü az olduğu için gereken ilgiyi yakalayamadı ve otellerde kullanılmaya başlandı.

Gemicilerin yatağı olan hamaklar, Kızılderililerden öğrenilmiş bir yatak türüdür. İspanyolların diğer milletlere “hamaca” olarak tanıtmasıyla insanlar hamağı öğrenmiştir. Yorganın ismi Uygur Türklerinde ve Türkiye’de aynıdır. Türkiye’de yatak ve döşek arasında farklılık vardır. Eski zamanlarda yorganında bir üstünlük belirtisi olması bu durumu kanıtlar niteliktedir. Yorgan Türkiye’de genellikle kadınlar tarafından dikilir. Kızların çeyizlerinde yorganlar eklenir. Türk halkı yorganı diğer eşyalarından daha önemli görür. Günümüzde döşek kullanımı azalmıştır.


Yara bandı

Yara Bandını Kim Buldu?

Yara bandının icadı hepimizin hayatında kolaylıklar sağlamıştır. Boyutu küçük olan ama hayatımızın önemli bir parçası haline gelen yara bandı, kolaylığı ve sağladığı işlev bakımından oldukça önemlidir. Bazen bıçakla parmağımızı keseriz, bazen düşer dizimizi kanatırız, bazen de yaramız açılır ya da bir yerimiz kanar… Bu gibi durumlarda yara bandı imdadımıza yetişir. Yara bandı ile yaranın üstünü kapattığımız bölge bu bant sayesinde mikroplardan olabildiğince uzaklaşır ve yaranın dışarı ile temas etmesini engellemiş oluruz. Hastanelerde çok fazla bulunan yara bandı, evlerimizdeki, okullarımızdaki, iş yerlerindeki ve daha birçok kurum ve kuruluşlardaki ecza dolaplarında ve revirlerde yerini almaktadır. Pratik oluşu ve bununla beraber etkisinin de hayatımızı kolaylaştırışı ondan vazgeçilememesinin sebeplerinden biridir.

Yara Bandı Nedir, Ne İşte Yarar?

Yara bandı yaraların üstünün kapanarak oranın mikroplardan uzak durmasını ve hava almamasını sağlar. Yaranın çabuk iyileşmesi için ve etrafa değmemesi için yara bandı gereklidir. Daha çok küçük yara ve sıyrıklarda kullanılan yara bandı, kan akışının kesilmesinin gerçekleşmesinden sonra kesilen bölgenin üzerine yapıştırılarak kesiğin daha fazla açılmamasına ve kanamamasına destek olur.

Yara Bandı Çeşitleri Nelerdir?

Yara bandı işlevi ve özellikleri bununla beraber de boyutları açısından birden fazla çeşide sahiptir.

  • Su geçirmez yara bandı
  • Şeffaf yara bandı
  • Yuvarlak yara bandı
  • Organik yara bandı
  • Hassas yara bandı
  • Topuk yara bandı
  • Hızlı iyileştirme yara bandı
  • Karma tipi yara bandı
  • Desenli yara bandı

Yara Bandını Kim Buldu?

Yara bandı E. Dickinson tarafından 1920 senesinde bulunmuştur. Karısının çok fazla kaza geçirmesi onun bu konuda bir ürün bulmasına sebep olmuştur. Karısının yaralarıyla ilgilenmek, o yaraları temizlemek gibi uğraşlar onun zamanını almaktaydı o da böyle bir ürünün hayalini kurmuştu. Ürünün piyasaya sürülmesi bir sene sonra gerçekleşmiştir. Bunu sektöre sunan Johnson& Johnson şirketidir. Bu firma pansuman ile alakalı araç gereçler üretmekte idi. Pansuman bandı ve bezi, cerrahi amaçlı kullanılan bant ve gazlı bez gibi ürünler meydana getiriyorlardı fakat yapışkanlı bant konusunda bir fikir ve girişimleri olmamıştı.


Yandex

Yandexi Kim Buldu?

Yandex internet üzerinde ürünler ve hizmet konusunda uzmanlaşmış çok irtibatlı bir Rusların sahip olduğu şirkettir. Yandex Rusya’da ülkenin en büyük arama motorlarından biri olarak kabul edilmektedir. Son zamanlarda kullanılan en çok 4 arama motorunun arasında yer almaktadır. Şirketin asıl amacı arama motoruna sorulan soruları doğrudan net bir şekilde cevap verebilmektir. Yandex arama motoru 4 ülkede kullanılmaktadır. Bunlar Belarus, Kazakistan , Ukrayna ve Türkiye’dir. Yandexin Rusya da olan güçlü rakipleri mail.ru , google ve rambledir. Yandex arama motoru kendi ülkelerinde kurulan arama motorlarının amacını sürdürmektedir.

Yandexi Kim Kurmuştur?

Yandexin ilk kurulum yılı 1990 a kadar dayanmaktadır. Yandexi Arkadia şirketi kurmuştur. Arkadia şirketlerinde bulunan yazılım Rus morfoloji desteği ile metinleri tam bir şekilde aratma özelliğine sahip olmaktadır. 1989 yılında Arkady Volozh isimli araştırmacı comptek ınternational şirketini kurmuştur.1993 yılında ise Arkadia şirketinde alt bölüm olarak bulundu. 1993-1996 yıllarında ise internette olan arama ve geliştirme teknolojisini sürdürdüler. Rus ve İncil klasik edebiyatı üzerinden Yandexi kullanan kişilerinin kullanabileceği bir yazılım geliştirdiler.

Yandexi kuran Arkady Volozh ve Arkady  Borkovsky eğitim yıllarında bile bir arama motoru bulma yönünde araştırmalar yapmaktadırlar. Teknolojiyi daha iyi tanıyabilmek ve kullanabilmek için “Yet Another İndexer” ‘den yardım alıyorlardı. Yandex kelimesini de teknolojiyi daha  iyi tanıyabilmek ve kullanabilmek için kullandıkları “Yet Another İndexer” in kısaltması olarak bulmuşlardır. Yandex 23 Eylül 1997 yılında kurulmuştur. Ve Moskova da olan softool fuarına kamuoyunun oyları sayesinde katılmışlardır. En başlarda Yandex comptek şirketine bağlı olarak çalışmaktaydı. 2000 yılında ise comptek şirketinden ayrılarak bağımsız olmuştur .Yandexin gelir kaynağı aslında karşınıza sürekli çıkmakta olan online reklâmlardır. 1998 yılında ise Yandex reklam hizmetiyle bir oldu. 2001 yılında ise Yandex.direct olarak yeni bir reklam ağı oluşturdu. Yandex.direct 2002 yılında kâr getirmeye başladı. 2004 yılında ise Yandexin reklam satışları iyice yükselerek 17 milyon dolara kadar yükseldi . Yandexin iki yıl önce olan gelirine bakılırsa iki kat daha fazla kâr yapılmış oldu.


Wikipedia

Wikipedia’yı Kim Buldu, Kurucusu Kimdir?

İnternetin dijital ansiklopedisi, Wikipedia. Wikipedia dünya üzerinde tam olarak 285 dil üzerinden bilgi erişimi sağlıyor ve yıllık olarak 516 milyon tekil kullanıcı tarafından ziyaret edilmektedit. Wikipedia’nın sloganı ise “Özgür Ansiklopedi” . Wikipedia dünya üzerinde Google, Yahoo, Facebook ve Microsoft’tan sonra en yüksek ziyaret edilme oranlarına sahip site olma özelliğini taşımaktadır.

Wikipedia’nın kurucusunun ismi Jimmy Walles’tir. Jimmy Walles takvimler 7 Ağustos 1966 yılını gösterdiği zaman Amerika Birleşik Devletlerinin Alabama Eyaletinde dünyaya geldi. Jimmy Walles’ın babasının kasiyer olması neticesinde aile içerisinde ki maddi durumlarının pek iyi olmadığı söylenebilir. Jimmy Walles henüz çok küçük yaşlarda bile iken entelektüel konulara oldukça meraklıydı, kendisi her zaman okumaya ve öğrenmeye tutkusu olduğunu sık sık dile getirmiştir. Kendisi okumuş olduğu ve eğitimini tamamladığı okullarda ise işinin ehli olmayan müfettişler hakkında konuşup onları eleştiren bir imaj çizdiği için yaşadığı çevre tarafından aykırı bir adam olarak görülmeye başlanmıştır. Kendisi küçük yaşlarında üniversiteye hazırlık okulu olarak bahsedilen ve öyle geçen Randolph okuluna gitti ve 16 yaşında iken oradan mezun oldu.

Jimmy Walles’in diğer internet girişimcilerinden kendisini ayıran çok önemli bir özelliği vardır. Jimmy Walles internet girişimcileri arasında milyarder olamayan tek kişidir, hatta olamayandan ziyade olmayan demek daha doğru bir terim olmuş olur.

Jimmy Walles, Wikipedia’nın sunucularının ve bünyesinde çalışan 160 kişinin maaşlarını gelen bağışlar yardımı ile ödüyor. Eğer ki Wikipedia reklam tekliflerini kabul ederse mal varlığı bir anda 1 milyon dolardan yaklaşık olarak 5 milyar Dolara fırlayacak. Özgür Ansiklopedi olan Wikipedia nın yaklaşık olarak 24 milyon maddesi ve bunun yanında da sayısı her zaman değişiklik göstermesine rağmen ortalama olarak 80.000 gönüllü yazar tarafından ayakta tutulup yazılar yazılıyor.


Wi-Fi

Wi-Fi Kim İcat Etti

Türkçe meali kablosuz bağlantı alanı demektir. Birçok teknolojik aletin birbirlerine kablo ile değil de kablosuz olarak bağlanmasına yarayan teknolojidir. Wi-Fi kablosuz bağlantının oluşunun bildiğini niteleyen bir simgedir. Wi-fi ürünleri belli standartlara göre oluşur. Wi-fi dizüstü bilgisayarlarda veya diğer kablosuz bir şekilde taşınabilen teknolojik aletler de birçok internet alanın kablosuz şekilde verilmesi ile beraber işleri kolaylaştırır. 1977 yılında Vic Hayes tarafından icat edildi.

Gelişimi

Bu bağlantı erişim noktalarının kablosuz olarak İEE 802.11 protokolüne dayanarak bazı değerdeki radyo frekansları ile gerçekleşir. Wi-fi birçok kişi için kullanım kolaylığı sağlayan bir teknolojidir. Özellikle kişisel bilgisayarlarda veya dijital birçok teknolojik aletler de kablosuz bir ağa sahasının içerisinde rahatlıkla internete girebilmeniz de olanak sağlayan bir teknolojidir.

Yıllar içerisindeki gelişimi sayesinde birçok kablosuz alanda bilgisayarlar hızlı bir şekilde internet ağından rahatlıkla girebilir. Özellikle günümüzde ev ofislerinin yaygınlaşması sebebiyle iş ortamlarının eve taşınması ile Wi-fi oldukça önemli bir teknolojidir. Kamunun ortak alanlara sunmuş olduğu ücretsiz internet sayesi ile beraber ulaşımda veya otel değerde ücretsiz bir şekilde internet ağına bağlanan bilmeniz amaçlanır.

Yıllar içindeki gelişimi sayesinde günümüz teknolojisine birçok konuda yarar ve destek sağlamaktadır. Örneğin ileride Wi-fi ileri gelişmişlikteki durumu ile üzerimizdeki eşyaların dahi birbirleri ile iletişim kurabileceği bir teknolojiye doğru yol almaktadır. Wi-fi isminin ilk defa reklam amacıyla kullanılmıştır. Wi-fi ağının gelişmiş durumuna bağlı kalarak büyük alanlarda kişilerin rahat bir şekilde internete girmesini sağlar.

Wi-fe in sunmuş olduğu sinyal kalitesi internete giren insanların internete girme hızları ile doğru orantılı bir şekilde girmemize sebep olur. Çevresinde oluşan hasar veya düşüş seviyesi kişilerin internete girmesine zorlaştırır. Wi-fi beni bir lisans gerektirmez ve belli frekans aralıklarında çalıştığından dolayı diğer kablosuz teknolojik aletler ile çakışma ihtimali bulunur.

Bu yüzden Wi-fi’ yi hat kesimi olasılığı da yüksek olabilir. Wi-fi en fazla kullanılması insan sağlığı açısından da tehlike oluşturabilir. Bazı insanlarda kalbinde ritim düzensizliği gibi veyahut baş dönmesi ya da göğüs ağrısı gibi oldukça rahatsız edici hastalıklara görülmesine sebep olabilir. Bu yüzden Wi-fi kullanırken çok fazla onunla zaman geçirmek tehlikelidir.


WhatsApp

Whatsapp’ı Kim Buldu

Jan Koum, Ukrayna’da devletin “telefonlarını dinlediği” korkutucu duygusuyla telefonda konuşmaktan çekinen Musevi dinine göre ailenin, fakir aile yaşantısı yaşayarak, annesiyle birlikte 16 yaşındayken vehamet dolu anti-semit ortamdan kaçıp, ABD’ye, Silikon Vadisi’ni gerçekleştiren şehirlerden önde gelen Kaliforniya’daki bu Vadi Önemini koruyor.

Devlet desteğiyle ancak iki yatak odası olan bir ev tutabilen maddi açıdan problem yaşayan bir ailesi vardı. İki kişilik aile olarak geldiler. Ukrayna’dan giysilerinin yanı sıra defter kalem de aldılar ki oraya gittiklerinde bunları alamazlardır.

Kanserle Beraber Fikirler Değişti

Annesine kanser hastalığı konulunca ikisi de çalıştıkları yerden ayrıldılar ve annesinin iş göremezlik dokümanı sonucu aldıkları devlet paraları ile kendilerini geçindirmeye başladılar. Jan Koum, İngilizceyi oldukça iyi durumda konuşuyordu. Fakat Amerikan lise dönemindeki arkadaş gruplarına girmemiş, 18 yaşına vardığında okulda “problem” durumunu yaşayan bir kişi haline gelmiştir. O dönemlerde Napster fikir sahibi ve kurucu ortaklarından Sean Faning ile konuşur.

Günümüzdeki WhatsApp’a Evrilen Süreç

Kolay olmayan şartlar altında sonlandırdığı lise sonrasında San Jose Devlet Üniversitesi’ne giren Jan Koum, Ernst & Young’da da güvenlik görevlisi olarak part-time yazılımcı olarak çalışmaya başlar. Bu sırada San Jose Devlet Üniversitesi’ndeki öğrenimine de devam etmektedir.Bir gün Yahoo altyapısı bozulunca işler Jan için oldukça tersine döndü ve değişti. Yahoo fikir sahipleri ve şirket ortaklarından David Filo telefonundan Jan’ı arayarak arıza haberini söylediğinde Jan’ın yanıt olarak “Dersteyim” dedi.

Jan Koum, 2009 yılına girildiğinde Yahoo’daki aldığı maaştan birikim yaparak 400.000 doların da sonuna gelmeye başladığı sıralarda bir iPhone aldı. Nasıl para kazanacağını kedisine dert edindi. AppStore’un süper hızlı bir endüstri olabileceğini düşündü.

İlk WhatsApp devamlı çöküyor ya da takılıyorken, uygulamayı ancak Jan’ın Rus arkadaşları ile Brian Acton indirerek olayı çözer. Jan Koum tam da pes edip bir işe başvuracağını söyledikten sonra onu durduran Acton oldu. O dönemlerde hala biri WhatsApp durumunu değiştirdiğinde rehberindeki herkesin telefonuna bildirim gidiyordu. Bu sayede durumlarla beraber WhatsApp’a tamamen durumu ve aldığı biçimler oturmaya başladı. Günümüzde kullandığımız WhatsApp’a evrildi.